KARABAĞ

 

BM Dağlık Karabağ Sorununun Çözülmesine Çalışmaktadır

1988’ten itibaren Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan Dağlık Karabağ sorunu bugüne kadar kesin bir çözüm planı uygulanmamış, barış anlaşması imzalanmamıştır. Azerbaycan’a bağlı Dağlık Karabağ Özerk Vilayeti’nde yaşayan Ermenilerin 1988’de başlattıkları ayrılıkçı hareket 1990’lı yılların başlarından itibaren silahlı çatışmalarla devam etmiştir. Ermenistan ve Rusya’nın siyasi, askeri ve ekonomik desteği sonucunda Azerbaycan topraklarının % 20’si işgal edilmiş, yaklaşık bir milyonluk göçmen kitlesi ortaya çıkmıştır. 1991’e kadar bu sorun Sovyetler Birliği içinde çözülmeye çalışılmış ancak ciddi bir ilerleme kaydedilmemiştir. Aksine, Rusya bu sorun çerçevesinde Ermeni ayrılıkçılarını desteklemiştir. 1991’de Sovyetlerin dağılmasının ardından Azerbaycan ve Ermenistan’ın BM, AGİT, Avrupa Konseyi ve başka uluslararası örgütlere üye olduktan sonra Karabağ sorunu uluslararası bir konu niteliği kazanmıştır. Başta AGİT Minsk Grubu olmakla bir çok bölgesel ve uluslararası örgütler Karabağ sorununun çözümü için çeşitli planlar hazırlasa da henüz kalıcı bir çözüm bulunmamıştır.

Azerbaycan ve Ermenistan Birleşmiş Milletlere üye olduktan sonra sorun BM gündemine de taşınmıştır. Ermenistan ordusunun Azerbaycan topraklarını işgal etmesi üzerine BM Güvenlik Konseyi Ermeni askerlerin işgal edilmiş bölgelerden kayıtsız şartsız geri çekilmesi konusunda üç karar imzalamıştır. Ancak BM kararlarının yaptırım gücü olmadığı için alınan kararlar uygulanmamıştır. 20 Ekim 2003’te Azerbaycan Dışişleri Bakanı Vilayet Güliyev, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a mektup göndererek ateşkes anlaşmasının bozulduğu ve gerginliğin artmakta olduğunu ifade etmiş ve BM bu konuda daha etkili çalışmasını talep etmiştir. BM Genel Sekreteri yazdığı cevap mektubunda taraflar arasındaki sorunun uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde halledilmesi gerektiğini, AGİT Minsk Grubu ve başka örgütlerin bu konudaki girişimlerini desteklediklerini ifade etmiştir. Annan, BM’nin ateşkes rejiminin ihlal edilmemesi için sorunlu taraflarla görüşmelerin yapıldığını, ancak bu konuda taraflar arasında güven ve işbirliğinin şart olduğunu vurgulamıştır. (Hatem Cabbarlı, ASAM, Kafkasya Araştırmaları Masası)

Karabağ, Azerbaycan Cumhuriyetinin torpakları içerisindedir. Bu Cumhuriyete bağlı özerk bir vilayet şeklinde yönetilir. Merkezi Hankendi'dir. Coğrafi bakımdan Karabağ Azerbaycan'ın Kür ve Araz nehirleri ve Gökçe Gölü arasında kalan dağlık alanları ve bunları bağlı ovaların meydana getirdiği bölgeyi kapsar. Bugün "Dağlık Karabağ" veya Rusça "Nagornıy Karabağ" adlarıyla tanımlanan 4500 km/2 büyüklüğündeki bölge tarihi Karabağ toprakların ancak dörtte biridir. Karabağ Güney Kafkasların doğu kesiminin bütün arazi özelliklerini taşır. İklimi yumuşak, suları bol, toprakları verimlidir. Kalabalık insan kütlerinin yerleşmelerine, büyük hayvan sürülerinin beslenmelerine uygundur. Zengin iktisadi kaynaklara sahiptir.

Karabağ'ın coğrafi konumu ve jeopolitik özellikleri, tarih boyunca kuzeyden, güneyden ve doğudan gelen kavimlere, yerleşme alanı olmasını sağlamıştır. Bu kavimler, Karabağ'ı "kışlak" olarak kullanmışlar, büyük hükümdar ve fatihler "karargah" olarak değerlendirmişlerdir. Karabağ Güney Kafkasların en eski yerleşim alanlarından biridir. Bölge Arap istilasından sonra müslüman olan kavimlerin hakimiyeti döneminde Karabağ adını almıştır. Bölgenin tamamını Türk hakimiyeti altına girmesi ve büyük Türk yerleşme hareketleri 11-13 yüzyıllarda gerçekleşmiştir. Karabağ, İlhanlı'ların yazlık merkezidir. Moğollar döneminde bölgeye doğudan, Anadolu'dan, Suriye'den gelen veya Timur tarafından getirilen Türk aileleri ve kavimleri Karabağ'ın tamamen türkleşmesini sağlamışlardır. Osmanlı İmparatorluğu'nun Karabağ ve çevresindeki hakimiyeti Padişah Üçüncü Ahmed döneminde başladı. (1574-1595) Yüzelli yil kadar devam etti. 1735 tarinde bölge İran'a terk edildi. 1747'de Nadir Şah'ın ölümüyle yeni bir dönem başladı. Tarihe "Hanlıklar Dönemi" olarak geçen bu süreç içerisinde "Karabağ Hanlığı" kuruldu. İran etkisi devam etmekle birlikde bağımsız bir dönem yaşayan bu hanlık, Rusların Kafkasya'ya yönelik hareketleri sonucunda 1813 Gülüstan Antlaşmasıyla Rusya'ya bırakıldı. 1828'de Türkmen Çay Antlaşmasıyla da Ruslar bütün Kuzey Azerbaycan'a yerleştiler. Bölgede mevcut idari sistemi bir süre devam ettirdiler. Karabağ önce Bakü ve daha sonra Gence vilayetleri içine alındı. Bu durum Birinci Dünya Savaş'ının sonuna kadar devam etti.

Güney Kafkasya bölgesinde Ermeniler azınlık toplulukları halinde bulunuyorlardı. Çarlık Rusya'nın Kafkas politikası doğrultusunda zaman zaman çok güç şartlar altında kalmışlardı. Gerçekte, tarihleri boyunca daima başka bir devletin hakimiyeti altında yaşamışlar, Bizans zulmünden Selçuklu'lar tarafından kurtarılmışlar, İran baskısı altında iken Osmanlı Devleti'nin yardım ve hoşgörüsüne sığınmışlardır.Bu azınlık gruplar, Azeri Türkleri ile özellikle Karabağ bölgesinde devamlı çatışma halindeydiler. İlk fırsatta Türkleri bölgeden çıkarmak, çoğunluğu ele geçirmek istiyorlardı. 1905-de büyük katliamlara girişmişlerdi. 1914 de Osmanlı İmparatorluğu'na savaş açmışlar, Kafkasya'da Rus orduları ile birlikte hareket etmişlerdi. 1918 yılında bölgede büyük asayişsizlik, çeşitli katliamlar yaparak, amaçlarını gerçekleştirmeye çalışıyorlardı. Türk orduları bu sebeple Azerbaycan'a girmiş, huzuru sağlamıştı. Ancak Mondros Mütarekesiyle ordular geri çekildi. Bölge ise İngiliz kuvvetlerince işgal edildi. İngilizler 28. 01. 1919 tarihli tebliğ ile coğrafi, iktisadi, tarihi ve kültürel sebepleri ve nüfüs çoğunluğunu dikkate alarak Karabağ'ı Azerbaycan'a bağladı. İngilizlerin çekilmesiyle bölge Kızılordunun ve Sovyetlerin istilasına uğradı. Bu dönemde, Ermenistan etkin bir durum gösteriyordu.Sovyet sistemi Karabağ'ı Ermenistan toprağı olarak kabul etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetiyle Sovyetler Birliği arasında yapılan 1921 tarihli antlaşmalarla Karabağ yeniden Azerbaycan Cumhuriyetine bağlandı. 1923 yılında bugünkü idari düzenleme ile Karabağ, Azerbaycan'a bağlı özerk bir vilayet haline getirildi. Bundan böyle Karabağı resmen Azerbaycan toprakları adıyla anıldı. 1988 yılından başlatılan habersiz savaşın tek amacı Karabağ'ı Ermenistan toprakları içine almaktır. 1993 de Haydar ALİYEV'in yaptığı Ateşkes Antlaşması halen devam etmektedir. Ve şu anda bile Karabağ resmi olarak Azerbaycan'a bağlı özerk bir vilayettir.